Arı Sütünün Ciltte Kolajen Arttırıcı Etkisi yazısı ilk önce Aslı Elif TANUĞUR SAMANCI üzerinde ortaya çıktı.
]]>
Güneş ışığı havadaki oksijenle reaksiyona girdiğinde “Serbest Radikaller” oluşur. Bu parçacıklar ciltle temas ettiğinde ise ciltte en büyük hasarı gerçekleştirirler yani cildin temel DNA’sına zarar verirler. Bu da oksidatif strese neden olur. Bu noktada propolis doğal bir bariyer oluşturarak güneş ışınlarına karşı cildi korur. Cilt tarafından hızlıca emilerek, güneş kaynaklı yaşlanmanın diğer bir nedeni olan serbest radikal oluşumunu engeller ve oluşmuş olan radikalleri de temizler. Arı sütü ise ciltte kolajen yapımını arttırır. Cildin daha dolgun ve parlak görünmesine yardımcı olur.
Arı sütü, işçi arıların yutak üstü salgı bezlerinden salgıladığı, kovanda yavru arıların ve kraliçe arının beslenmesinde kullanılan doğal bir arı ürünüdür. Bütün arılar doğduklarında aynı fiziksel özelliklere sahiptir. Fakat, kovanda tek bir arı, arılar tarafından içgüdüsel olarak yoğun miktarda arı sütü ile beslenir ve o arı diğer arılardan farklılaşarak kraliçe arıya dönüşür. Kraliçe arı diğer arılardan 2 kat daha fazla gelişir ve her gün kovana 2000 yumurta bırakarak koloninin devamlılığını sağlar. İşçi arılar 45 gün yaşarken, kraliçe arı hayatı boyunca arı sütü ile beslenerek 5-7 yıl arası yaşayabilir.
Arı sütü zengin besin bileşimiyle cildin nem dengesinin korunmasına yardımcı olurken ince çizgiler ve kırışıklıkların görünürlüğünü azaltmaya da destek olur. Özellikle kuru ve döküntülerin olduğu ciltler için doğru bir cilt bakım desteği tercihi olacaktır. Arı sütü, içeriğindeki biotin vitamini ile cilt bariyerinin önemli bir bileşeni olan keratin üretimini desteklemektedir. Değerli lipidler sayesinde cilt bariyerinin yağ dengesini yani sebumun dengesini sağlamaktadır. Bileşiminde bulunan ve sadece arı sütüne özgü olan 10 HDA ile kolajen üretimini uyararak kırışıklık görünürlüğünün önüne geçmeye destek olur.
2018 yılında Kyoto Üniversitesi’nde yapılan çift kör randomize kontrollü bilimsel çalışmada, arı sütü desteğinin cilt sağlığı üzerine etkisi incelenmiştir. Çalışmaya 20 sağlıklı birey katılmıştır ve katılımcılar 2 eşit gruba ayrılmıştır. Birinci grup, kontrol grubudur. İkinci grup ise deney grubu olarak belirlenmiştir. Deney grubuna oral olarak 3 ay boyunca günlük 1 g arı sütü verilmiştir. Çalışmanın sonucunda, deney grubundaki bireylerin cildi incelendiğinde bariyer fonksiyonu gören epidermisin üst tabakasında yani keratinli tabakada hidrasyonun (sıvı desteğinin) arttığı görülmüştür.
Kaynaklar:
Arı Sütünün Ciltte Kolajen Arttırıcı Etkisi yazısı ilk önce Aslı Elif TANUĞUR SAMANCI üzerinde ortaya çıktı.
]]>Arı Sütünün Cilt Üzerine Etkisi yazısı ilk önce Aslı Elif TANUĞUR SAMANCI üzerinde ortaya çıktı.
]]>
Cildimiz, vücudumuzun fiziksel bariyeridir ve gün içerisinde hasar görebileceği birçok faktör ile karşı karşıya kalmaktadır. Stres, uyku düzeni, hava kirliliği, sigara, yoğun kimyasal içerikli kozmetik ürünler, güneşin zararlı ışınlarına uzun süre boyunca maruz kalmak ve sağlıksız beslenme alışkanlıkları cilt sağlığımızı olumsuz etkilemektedir. Cilt bariyerinin korunması aynı zamanda zararlı mikroorganizmalar, kimyasallar ve güneş ışınlarına karşı da vücudu korumaya destek olmaktadır. Bu noktada cildimizi hem dışardan hem de içerden doğal ürünlerle desteklemek çok önemlidir. Doğal arı ürünlerinden arı sütü, propolis, arı zehri ve bitkisel yağlar cilt bakım ürünlerinde zararlı kimyasal maddeler yerine tercih edilmesi gereken bileşenler arasında yer almaktadır.
Kraliçe arının temel besini olan arı sütü, cilt üzerine olumlu faydaları olan ve antioksidan kaynağı doğal bir arı ürünüdür. İnsan vücudunun ihtiyaç duyduğu biyoaktif bileşenleri bir arada barındıran doğadaki en güçlü besinler arasında yer almaktadır. İçeriğindeki proteinler, lipidler, B grubu vitaminleri (B1, B2, B3, B5, B6), demir, çinko, magnezyum mineralleri, amino asitler ve özel bileşenler ile cilt üzerinde destekleyici aktivite gösterir.
-Arı sütü zengin besin bileşimiyle cildin nem dengesinin korunmasına yardımcı olur.
-Bileşiminde bulunan ve sadece arı sütüne özgü olan 10-HDA bileşeni ile kolajen üretimini uyararak, ince çizgiler ve kırışıklıkların görünürlüğünü azaltmaya destek olur.
-Arı sütü, içeriğindeki biotin vitamini ile cilt bariyerinin önemli bir bileşeni olan keratin üretimini uyarır.
-Değerli lipidler sayesinde cilt bariyerinin sebum (yağ) dengesini sağlar.
– Cilt, saç, deri, kemik, eklem ve tırnakların daha sağlıklı olmasını sağlar.
2018 yılında Kyoto Üniversitesi’nde yapılan çift kör randomize kontrollü bilimsel bir çalışmada, arı sütü desteğinin cilt sağlığı üzerine etkisi incelenmiştir.
Çalışmaya 20 sağlıklı birey katılmıştır ve katılımcılar 2 eşit gruba ayrılmıştır.
Birinci grup, kontrol grubudur.
İkinci grup ise deney grubu olarak belirlenmiştir.
Deney grubuna oral olarak 3 ay boyunca günlük 1 g arı sütü verilmiştir.
Çalışmanın sonucunda, deney grubundaki bireylerin cildi incelendiğinde bariyer fonksiyonu gören epidermisin üst tabakasında yani keratinli tabakada hidrasyonun (sıvı desteğinin) arttığı görülmüştür.
2020 yılında Kore Dermatolojik Bilimler Enstitüsü’nde yapılan in vitro koşullardaki bilimsel bir çalışmada, arı sütünün ciltte keratin üreten hücreler üzerindeki etkisi incelenmiştir.
Araştırmada UV-B ışınlarından zarar gören ciltteki keratinosit hücrelerinin üzerine 100 µg/mL arı sütü ve 100 µM 10-HDA uygulaması yapılmıştır ve hücreler üzerindeki etkisi değerlendirilmiştir.
Çalışmanın sonucunda, arı sütü ve 10-HDA’nın, güneş ışınlarının zararlı ve tahrip edici etkisi ile oluşan deri üst katmanındaki yıpranma artışına karşı, 10-HDA bileşeninin bu süreci düzenleyip, iyileştirdiği görülmüştür.
Cilt sağlığına destek için taze arı sütünü çocukların günde ¼ çay kaşığı, yetişkinlerin ise ½ çay kaşığı tüketmesini tavsiye ederim. Doğrudan, aç karnını dil altından tüketebilirsiniz. Aynı zamanda arı sütü içeren cilt bakım ürünlerini rutininize ekleyebilirsiniz.
Kaynak: 1)Kim, Hyo Young, et al. “Skin health improving effects of Korean freeze-dried royal jelly in human keratinocytes.” Asian Journal of Beauty and Cosmetology 18.3 (2020): 413-422.
2)Nakashima, Chisa, et al. “The effect of oral royal jelly administration on skin barrier function: a double-blind randomized placebo-controlled trial.” European Journal of Dermatology 28.4 (2018): 563-564.
Arı Sütünün Cilt Üzerine Etkisi yazısı ilk önce Aslı Elif TANUĞUR SAMANCI üzerinde ortaya çıktı.
]]>Arı Sütü Tüketiminin Hafıza ve Konsantrasyon Üzerine Etkisi yazısı ilk önce Aslı Elif TANUĞUR SAMANCI üzerinde ortaya çıktı.
]]>
Hafıza ve odaklanmada güçlük yaşayan bireyler, yeterli uyku ve fiziksel aktivitenin yanı sıra beslenmelerini de düzenlemelidir. Yeterli ve dengeli beslenmek hem zihinsel hem de bedensel sağlığımızın gelişmesi açısından çok önemli bir faktördür. Zihinsel sağlığımız için gerekli vitamin ve mineralleri içeren bir beslenme planı sürdürmeliyiz. Özellikle B grubu vitaminleri, C vitamini, E vitamini ve magnezyum minerali beyni güçlendirmektedir. Beslenme ile yeterli miktarda alamadığımız bu vitamin mineral açığını doğal bir arı ürünü olan arı sütü ile kapatabiliriz.
Arı sütü, işçi arıların yutak üstü salgı bezlerinden salgıladığı, kovanda yavru arıların ve kraliçe arının tükettiği doğal bir arı ürünüdür. Arı sütü, bileşiminde A, D, E ve B grubu vitaminleri (B1, B2, B3, B5 ve B6), çinko, magnezyum, demir ve kalsiyum gibi önemli mineralleri içerir. Bunun yanında; başka herhangi bir gıda maddesinde bulunmayan royalaktin ve 10-HDA diye adlandırdığımız bileşenleri de içerir. Bu çok faydalı bileşenler ile arı sütü; performans ve zindeliği arttırarak gün içerisinde daha enerjik hissetmeye yardımcıdır, bağışıklığı destekleyicidir, yumurta ve sperm kalitesini arttırarak infertilite tedavisine destek olmaktadır. Ayrıca çocukların zihinsel ve bedensel gelişimine katkı sağlamaktadır.
Taze arı sütünü çocuklar günde ¼ çay kaşığı doğrudan, aç karnına dil altından, yetişkinler ise ½ çay kaşığı doğrudan, aç karnını dil altından tüketebilirler. Ya da propolis arı sütü ham bal karışımlarından günde 1 tatlı kaşığı olarak, doğrudan ya da yoğurt, süt gibi sevilen ılık veya soğuk gıdaların içerisine ilave edilerek tüketebilirler.
Bilimsel çalışmalar; arı sütü tüketiminin bilişsel sağlığı olumlu etkileyerek hafıza ve konsantrasyonu geliştirdiğini bildirmektedir.
2014 yılında Warsaw Üniversitesi’nde ratlar üzerine yapılan bilimsel bir çalışmada, uzun süre arı sütü tüketiminin hafıza ve konsantrasyon üzerindeki etkisi araştırılmıştır.
Çalışmada, 2 ay boyunca ratlara 50 mg/kg/gün ve 100 mg/kg/gün arı sütü oral yolla verilmiş ve daha sonra nöronlar arasındaki iletişimi sağlayan hücrelerin seviyeleri karşılaştırılmıştır.
Çalışmanın sonunda, arı sütün daha yüksek dozda alanların diğer gruplara kıyasla, hafızasında ve bilişsel davranışlarında daha hızlı iyileşme sağlandığı, dikkatlerinin ve karar verme davranışlarının ise daha yüksek olduğu tespit edilmiştir.
2021 yılında yapılan bilimsel bir çalışmada, Alzheimer’lı ratlarda arı sütü tüketiminin bilişsel işlev ve sinir hücresi inflamasyonu üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir.
Çalışma 35 rat üzerinde yürütülmüştür.
1.Grup Alzheimer olmayan,
2.Grup Alzheimer ve arı sütü desteği almayan,
3.Grup Alzheimer ve 30 mg/kg arı sütü desteği alan,
4.Grup Alzheimer ve 100 mg/kg arı sütü desteği alan,
5.Grup Alzheimer ve 300 mg/kg arı sütü desteği alan, ratlardan oluşmaktadır.
Çalışmanın sonucunda, günlük 30 mg/kg üzeri arı sütü desteği alan ratların, bilişsel işlevinin arttığı ve sinir hücrelerinin enflamasyonunun azaldığı tespit edilmiştir.
Araştırmacılar, arı sütü tüketiminin öğrenme ve hafızanın korumasının yanı sıra bilişsel davranış eksikliklerini önlenmesindeki etkisini vurgulamışlardır. Alzheimer hastalığının tedavisine destek olarak arı sütü tüketimini önermişlerdir.
Kaynak:
Arı Sütü Tüketiminin Hafıza ve Konsantrasyon Üzerine Etkisi yazısı ilk önce Aslı Elif TANUĞUR SAMANCI üzerinde ortaya çıktı.
]]>Multipl Skleroz (MS) Hastalarında Arı Sütü Tüketimi yazısı ilk önce Aslı Elif TANUĞUR SAMANCI üzerinde ortaya çıktı.
]]>
Multipl Skleroz (MS) hastalığı ,merkezi sinir sistemine etki eden (beyin ve omurilik) ve kas güçsüzlüğü, dengede bozukluk, yürüme ve konuşma aksaklığı ile kendini belli eden nörolojik bir hastalıktır. MS hastalığında, bireylerin bağışıklık sisteminde meydana gelen bozukluk, beyin ve omurilikteki sinirlerin etrafını saran miyelin kılıf tabakasını etkilemektedir. Miyelin kılıf tabakası hasar gördüğü zaman beyin ve omurilik tarafından beyine gönderilen mesajların iletimi aksamaktadır. Bunun sonucunda hastalarda yürümede zorluk, denge sağlamada güçlük, bacaklarda ve ayaklarda uyuşma, yorgunluk hissi, görme zorluğu oluşmaktadır.
Multipl Skleroz hastalığının herhangi bir tedavisi bulunmamaktadır ancak hayat tarzında yapılan değişiklikler hastalığın seyrinin hafiflemesine yardımcı olmaktadır.
Arı sütü ,işçi arıların yutak üstü salgı bezlerinden salgıladığı, kovanda yavru arıların ve kraliçe arının beslenmesinde kullanılan doğal bir arı ürünüdür. Arı sütü, bileşiminde B grubu vitaminleri (B1, B2, B3, B5 ve B6), çinko, magnezyum, demir gibi önemli mineralleri içerir. Bunun yanında; başka herhangi bir gıda maddesinde bulunmayan royalaktin ve 10-HDA diye adlandırdığımız bileşenleri de içerir. Bu çok faydalı bileşenler ile arı sütü; performans ve zindeliği arttırarak gün içerisinde daha enerjik hissetmeye yardımcıdır ve bağışıklığı destekleyici özellik göstermektedir. Taze arı sütünü çocuklar günde ¼ çay kaşığı doğrudan, aç karnına dil altından, yetişkinler ise ½ çay kaşığı doğrudan, aç karnını dil altından tüketebilirler. Ya da propolis arı sütü ham bal karışımlarından günde 1 tatlı kaşığı olarak, doğrudan ya da yoğurt, süt gibi sevilen ılık veya soğuk gıdaların içerisine ilave edilerek tüketebilirler.
Peki Bilimsel Çalışmalar Ne Diyor?
Yapılan bilimsel bir araştırmaya göre; arı sütü tüketiminin Multipl Skleroz hastalığına bağlı oluşan yan etkileri hafiflettiği bildirilmektedir.
2014 yılında yayınlanan bir makalede, apiterapi tedavisinin MS hastalığı üzerindeki etkileri araştırılmıştır.
26-71 yaş aralığındaki 50 MS hastası çalışmaya katılmıştır. Çalışmaya katılan bireyler 2 ayrı gruba ayrılmıştır.
12 ayın sonunda standart tedavinin yanında arı ürünleri alan 16 hastanın yürüyüşünde, kabızlık, idrar gibi problemlerinde, yataktaki hareketlerinde ve uzun süre yatakta tedavi gördüklerinden ötürü oluşan yaralarda iyileşme gözlemlenmiştir.
Kaynak: Helal, Suzette I., Ahmad Hegazi, and Khaled Al-Menabbawy. “Apitherapy Have a Role in Treatment of Multiple Sclerosis.” Macedonian Journal of Medical Sciences 7.2 (2014): 263-268.
Multipl Skleroz (MS) Hastalarında Arı Sütü Tüketimi yazısı ilk önce Aslı Elif TANUĞUR SAMANCI üzerinde ortaya çıktı.
]]>Yaşlanma Sürecinde Arı Sütü Tüketimi yazısı ilk önce Aslı Elif TANUĞUR SAMANCI üzerinde ortaya çıktı.
]]>
Arı sütü, işçi arılar tarafından salgılanan süt beyazı bir besindir. Bu ürün, kraliçe arının büyümesi ve beslenmesi için kullanılır. İşçi arıların bezleri tarafından salgılanır ve kolonideki tüm larvalar cinsiyet veya sosyal sınıf gözetmeksizin bu salgıyla beslenir. İşçi arılar yeni bir kraliçe yetiştirmeye karar verdiklerinde bazı küçük larvalar seçerler ve onlara özel yapılmış kraliçe hücreleri ile bol miktarda arı sütü verirler. Arı sütü içeriğinde 2/3 oranında su ve protein, amino asitler, uçucu yağlar, çeşitli vitamin ve mineraller barındırır. İçerisinde değerli B grubu vitaminleri; kalsiyum, bakır, manganez, potasyum, sodyum, demir ve çinko mineralleri bulunur. Bu açıdan arı sütü, dünyadaki en değerli içeriğe sahip az sayıdaki gıdadan biridir.
Arı sütü, antioksidan ve antienflamatuvar özelliklere sahiptir. Kolesterol düzeylerini dengeleyerek kalp hastalıkları riskini azaltır. Yara iyileşmesi ve cilt dokusunun onarımında yardımcı olur. Arı sütündeki belirli proteinler kan basıncını dengelemeyi sağlar. İnsülin duyarlılığını artırabilir ve kan şekeri kontrolünü iyileştirmektedir. Antioksidan bileşenler beyin fonksiyonlarını destekler. Menopozun bazı semptomlarını hafifletmeye yardımcı olur. Ayrıca kadınlarda yumurta sayısı, erkeklerde ise sperm kalitesini arttırarak doğurganlık arttırıcı etkisiyle infertilite tedavisinde destek olarak kullanılır. Arı sütü zengin besin bileşiminin yanı sıra kendine özgü 10-HDA ve royalaktin bileşenleriyle bedensel ve zihinsel gelişimi destekleyici, iştah düzenleyici, kalp-damar sağlığı ve bağışıklık sistemini destekleyici etki gösterir. Özellikle yaşlanma sürecinde tüketilerek yaşanabilecek bilişsel gerilemenin önüne geçilebilir. Taze arı sütünü çocuklar günde ¼ çay kaşığı doğrudan, aç karnına dil altından, yetişkinler ise ½ çay kaşığı doğrudan, aç karnını dil altından tüketebilirler.
Gelişmiş ülkelerde yaşlanan popülasyonla birlikte nörodejeneratif hastalıkların da insidansı yükselmektedir. Arı sütü, gösterdiği potansiyel nöroprotektif etkilerle nöral hasarın ve semptomların azaltılmasında kullanımı desteklenen bir fonksiyonel besindir. Çalışmalar, arı sütünün hafif bilişsel bozuklukları azaltabilecek östradiol ve progesteron seviyelerini geliştirdiğini göstermiştir. Arı sütünün içerdiği lipidlerin, Parkinson hastalığı üzerindeki etkileri in vitro ve in vivo çalışmalarla araştırılmıştır. Arı sütünün Parkinson hastalığında yapısal ve semptomatik iyileşmeyi desteklediğini gösterilmiştir. 2020 yılında Marvdasht Branch Üniversitesi’nde yapılan bilimsel bir çalışmada, Alzehimer hastalarında arı sütü tüketiminin, motor denge ve ağrı eşiği üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. 49 ratla yürütülen 4 haftalık çalışmada bir grup günlük 60 dakikalık spor seansı uygularken diğer gruba ek olarak günlük 100 mg / kg arı sütü desteği verilmiştir. Çalışma sonucunda, arı sütü takviyesi alan grubun ağrılarında azalma ve motor denge fonksiyonlarında normalleşme gözlemlenmiştir. Araştırmacılar, Alzehimer hastalarında tedaviye destek olarak arı sütü tüketimi önermişlerdir. Arı sütü, bilimsel çalışmaların doğruladığı, bilişsel sağlık ve bağışıklık sisteminin desteklenmesinde faydalanılabilecek eşsiz besin ögesi kompozisyonuna sahip bir arı ürünüdür.
Kaynak: Hosseini, Seyed Ali, et al. “Interactive effects of endurance training and royal jelly consumption on motor balance and pain threshold in animal model of the alzheimer disease.” Archives of Neuroscience 7.2 (2020).
Yaşlanma Sürecinde Arı Sütü Tüketimi yazısı ilk önce Aslı Elif TANUĞUR SAMANCI üzerinde ortaya çıktı.
]]>Arı Sütünün Kadın Sağlığı Üzerindeki Olumlu Etkileri yazısı ilk önce Aslı Elif TANUĞUR SAMANCI üzerinde ortaya çıktı.
]]>
Arı Sütü Nedir?
Arı sütü, işçi arılar tarafından salgılanan süt beyazı bir besindir. Bu ürün, kraliçe arının büyümesi ve beslenmesi için kullanılır. İşçi arıların bezleri tarafından salgılanır ve kolonideki tüm larvalar cinsiyet veya sosyal sınıf gözetmeksizin bu salgıyla beslenir. İşçi arılar yeni bir kraliçe yetiştirmeye karar verdiklerinde bazı küçük larvalar seçerler ve onlara özel yapılmış kraliçe hücreleri ile bol miktarda arı sütü verirler. Arı sütü içeriğinde 2/3 oranında su ve protein, amino asitler, uçucu yağlar, çeşitli vitamin ve mineraller barındırır. İçerisinde değerli B grubu vitaminleri; kalsiyum, bakır, manganez, potasyum, sodyum, demir ve çinko mineralleri bulunur. Bu açıdan arı sütü, dünyadaki en değerli içeriğe sahip az sayıdaki gıdadan biridir. Arı sütü, antioksidan özelliklerinin yanı sıra hücre gelişiminde rol almaktadır. Arının yaşamındaki rolü açısından üremeyi etkilediği için eşsiz bir besindir.
Arı sütü antioksidan ve antienflamatuvar özelliklere sahiptir. Kolesterol düzeylerini dengeleyerek kalp hastalıkları riskini azaltır. Yara iyileşmesi ve cilt dokusunun onarımında yardımcı olur. Arı sütündeki belirli proteinler kan basıncını dengelemeyi sağlar. İnsülin duyarlılığını artırabilir ve kan şekeri kontrolünü iyileştirmektedir. Antioksidan bileşenler beyin fonksiyonlarını destekler. Menopozun bazı semptomlarını hafifletmeye yardımcı olur. Ayrıca kadınlarda yumurta sayısı, erkeklerde ise sperm kalitesini arttırarak doğurganlık arttırıcı etkisiyle infertilite tedavisinde destek olarak kullanılır. Arı sütü zengin besin bileşiminin yanı sıra kendine özgü 10-HDA ve royalaktin bileşenleriyle bedensel ve zihinsel gelişimi destekleyici, iştah düzenleyici, kalp-damar sağlığı ve bağışıklık sistemini destekleyici etki gösterir. Taze arı sütünü çocuklar günde ¼ çay kaşığı doğrudan, aç karnına dil altından, yetişkinler ise ½ çay kaşığı doğrudan, aç karnını dil altından tüketebilirler.
Bilimsel Çalışmalarda Arı Sütü ve Kadın Sağlığı
Yapılan bilimsel çalışmalarda arı sütünün kadın üreme sağlığını desteklediğini göstermektedir. Endometriozis, normalde rahim iç duvarında bulunan salgı bezlerinin (endometrial dokuların) rahim dışında yerleşmesidir. Sık görülen yerleşim yerleri, yumurtalıklar, rahim üzeri ve arkası, tüpler, kalın barsak ve idrar torbası üzeridir. Üreme çağındaki kadınların yaklaşık %10’unda görülür. İnfertilite şikayetiyle gelen kadınların yaklaşık %40’ında, sürekli kasık ağrısı olan (kronik pelvik ağrı) hastaların ise yaklaşık %40-60’ında endometriozis hastalığı mevcuttur. 2021 yılında Shiraz Üniversitesi’nde yapılan bilimsel çalışmada, arı sütünün endometriozis ve ağrı skorları üzerine etkisi değerlendirilmiştir. 9 hafta süren çalışma, 6 gruba ayrılan 48 rat ile yürütülmüştür. Endometriozisli deney grubuna 200 mg/kg/gün arı sütü verilmiştir. Çalışma sonucunda, arı sütü tedavisinin endometriozis lezyonlarının boyutunu ve ağrı skorlarını azalttığı görülmüştür. Araştırmacılar, endometriozis ve infertilitenin tamamlayıcı ve alternatif tedavisinde arı sütünün etkili doğal bir gıda olduğunu bildirmişlerdir.
Kaynak: Farahani, Z. K., Taherianfard, M., Naderi, M. M., & Ferrero, H. (2021). Possible therapeutic effect of royal jelly on endometriotic lesion size, pain sensitivity, and neurotrophic factors in a rat model of endometriosis. Physiological Reports, 9(22), e15117.
Arı Sütünün Kadın Sağlığı Üzerindeki Olumlu Etkileri yazısı ilk önce Aslı Elif TANUĞUR SAMANCI üzerinde ortaya çıktı.
]]>Arı Sütünün Kalp ve Damar Sağlığındaki Önemli Faydaları yazısı ilk önce Aslı Elif TANUĞUR SAMANCI üzerinde ortaya çıktı.
]]>
Arı sütü, işçi arılar tarafından salgılanan süt beyazı bir maddedir. Bu ürün, kraliçe arının büyümesi ve beslenmesi için kullanılır. İşçi arıların bezleri tarafından salgılanır ve kolonideki tüm larvalar cinsiyet veya sosyal sınıf gözetmeksizin bu salgıyla beslenir. İşçi arılar yeni bir kraliçe yetiştirmeye karar verdiklerinde bazı küçük larvalar seçerler ve onlara özel yapılmış kraliçe hücreleri ile bol miktarda arı sütü verirler. Arı sütü, antioksidan özelliklerinin yanı sıra hücre gelişiminde rol almaktadır. Arının yaşamındaki rolü açısından üremeyi etkilediği için eşsiz bir besindir.
Arı sütünün faydaları oldukça fazladır. Arı sütü; su, karbonhidratlar, proteinler, yağlar, B grubu vitaminleri ve eser elementler içerir. Eşsiz proteinler ve yağ asitleri birçok sağlık yararına sahiptir. Arı sütü antioksidan ve antienflamatuvar özelliklere sahiptir. Kolesterol düzeylerini dengeleyerek kalp hastalıkları riskini azaltır. Yara iyileşmesi ve cilt dokusunun onarımında yardımcı olur. Arı sütündeki belirli proteinler kan basıncını dengelemeyi sağlar. İnsülin duyarlılığını artırabilir ve kan şekeri kontrolünü iyileştirmektedir. Antioksidan bileşenler beyin fonksiyonlarını destekler. Menopozun bazı semptomlarını hafifletmeye yardımcı olur. Ayrıca kadınlarda yumurta sayısı, erkeklerde ise sperm kalitesini arttırarak doğurganlık arttırıcı etkisiyle infertilite tedavisinde destek olarak kullanılır. Arı sütü zengin besin bileşiminin yanı sıra kendine özgü 10-HDA ve royalaktin bileşenleriyle bedensel ve zihinsel gelişimi destekleyici, iştah düzenleyici, kalp-damar sağlığı ve bağışıklık sistemini destekleyici etki gösterir. Taze arı sütünü çocuklar günde ¼ çay kaşığı doğrudan, aç karnına dil altından, yetişkinler ise ½ çay kaşığı doğrudan, aç karnını dil altından tüketebilirler.
2021 yılında Japonya’da yürütülen randomize kontrollü bilimsel çalışmada, sağlıklı bireylerde arı sütü tüketiminin kalp ve damar sağlığı üzerine etkisi değerlendirilmiştir. 4 hafta süren çalışmaya 100 sağlıklı birey katılmıştır. Çalışma katılımcıları deney ve kontrol olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Deney grubu, 4 hafta boyunca 690 mg/gün arı sütü tüketmiştir. Çalışma sonucunda katılımcıların vasküler endotelyal (kan damarlarının durumu) fonksiyonları, karaciğer fonksiyonları ve lipid profilleri değerlendirilmiştir. Araştırmacılar arı sütü tüketiminin vasküler endotelyal fonksiyonda gelişme sağlayarak anti-aterojenik etki gösterdiğini ve karaciğer fonksiyonlarını da desteklediğini bildirmişlerdir. Düzenli arı sütü tüketimi, kalp ve damar sağlığının desteklenmesini sağlamaktadır.
Kaynak:
Fujisue, K., Yamamoto, E., Sueta, D., Arima, Y., Hirakawa, K., Tabata, N., … & Tsujita, K. (2021). A Randomized, Double-Blind Comparison Study of Royal Jelly to Augment Vascular Endothelial Function in Healthy Volunteers. Journal of Atherosclerosis and Thrombosis, 63044.
Arı Sütünün Kalp ve Damar Sağlığındaki Önemli Faydaları yazısı ilk önce Aslı Elif TANUĞUR SAMANCI üzerinde ortaya çıktı.
]]>Arı Sütünün Hafızaya Etkisi yazısı ilk önce Aslı Elif TANUĞUR SAMANCI üzerinde ortaya çıktı.
]]>
Arı Sütünün Hafızaya Etkisi yazısı ilk önce Aslı Elif TANUĞUR SAMANCI üzerinde ortaya çıktı.
]]>Arı Sütü yazısı ilk önce Aslı Elif TANUĞUR SAMANCI üzerinde ortaya çıktı.
]]>
Arı sütü; Kovan içerisindeki genç işçi arıların bol miktarda polen ve bal tüketerek yutak üstü salgı bezlerinden salgıladıkları değerli bir besindir. İşçi arılar, arı sütünü ana arıyı ve yavruları beslemek için kullanırlar. Salgılandığı anda kullanılır ve depolanmaz. Kraliçe arı olması hedeflenen larva, işçi arı larvasından ortalama 25 kat daha fazla arı sütü ile beslenir. Ticari arı sütü üretiminde anaarı gözleri bir çerçeve ile kovanlara yerleştirilir, larva transferi yapılır ve işçi arıların anaarı gözlerindeki kraliçe olacak larvaları arı sütü ile beslemeleri sağlanır. Genç işçi arılar tarafından petek gözüne salgılanan arı sütünü larva bir anda hepsini tüketemez ve petek gözünde arı sütü birikir. Arı sütünün petek gözündeki miktarının en yüksek olduğu seviyede ana arı gözleri kovanlardan alınır ve larva gözden çıkartılıp arı sütü toplanır. Ticari arı sütü üretimi genellikle bu şekilde yapılır. Kraliçe larvanın vücut ağırlığı yüksek arı sütü tüketimi nedeniyle 6 günde 1300 kat artar.
Arı sütü; yapısal olarak çok zengin bir madde olup bileşiminde protein, karbonhidrat, yağların yanı sıra vitaminler (Niasin (B3), Piridoksin (B6), Tiamin (B1), Riboflavin (B2), Pantotenik asit (B5) , Folik asit, Biotin (H), mineral maddeler ( Potasyum (K), Kalsiyum (Ca), Magnezyum (Mg), Çinko (Zn), Demir (Fe), Bakır (Cu) ), fenolik maddeler, aminoasitler, yağ asitleri, organik asitler ve daha bir çok farklı aktivitelere sahip maddeler içerir.
Arı Sütü yazısı ilk önce Aslı Elif TANUĞUR SAMANCI üzerinde ortaya çıktı.
]]>Arı Sütü Nedir? yazısı ilk önce Aslı Elif TANUĞUR SAMANCI üzerinde ortaya çıktı.
]]>
Arı sütü, doğal bir enerji ve zindelik kaynağı gibi düşünülebilir. Yapılan bilimsel çalışmalarda düzenli arı sütü tüketiminin çocuklarda bedensel ve zihinsel gelişmeyi desteklediği, beyin aktivitesini geliştirici etkilerinin bulunduğu ve performans ve zindeliği arttırdığı ortaya konulmuştur. Ayrıca, ciltte kolajen sentezini arttırdığı, bunun yanı sıra kadınlarda yumurta sayısı, erkeklerde de sperm kalitesini arttırarak doğurganlık üzerine etkilerinin bulunduğu yapılan bilimsel çalışmalar ile ortaya konulmuştur.
Arı sütünün yapılan bilimsel çalışmalarda, genel olarak vücutta hücrelerin üretimi, metabolizması ve yenilenmesinde rol oynadığı; buna bağlı olarak tüm dokularda canlılık, enerji sağladığı ortaya konulmuştur. Ayrıca bağışıklığı desteklemeye yardımcıdır. Arı sütünün doku ve cildi yenileyici, gerdirici etkileri sebebiyle kozmetik endüstrisinde de kullanımı bulunmaktadır.
Son yıllarda apiterapiye verilen önemin artmasıyla arı sütünün bu anlamda kullanımı ve faydaları üzerine yapılan bilimsel çalışmalarda da artış görülüyor. Bu anlamda gıda, kozmetik sanayiinde farklı ürünlerde de arı sütünü göreceğiz gibi görünüyor. Burada önemli olan kovandan sofraya uzmanların kontrolünde doğallığı ve saflığı korunarak ürünlerin tüketicilere ulaşması… Bunun için de kontrollü koşullarda üretim, sözleşmeli model önemli… Bir sonraki konuda buna da değineceğim…
1. Crane, E., “Bees and beekeping Science, practice and world resources”. Heinemann Newnes: Oxford, UK., 1990.
2. Kubo, T., Sasaki, M., Nakamura, J., Sasagawa, H., Ohashi, K., Takeuchi, H., Natori, S. 1996. Change in the expression of hypopharyngealgland proteins of the worker honeybees (Apis mellifera L.) with age and/or role. J Biochem, 119: 291-295.
3. Chen, C. ve Chen, S. 1995. Changes in protein components and storage stability of Royal Jelly under various conditions. Food Chemistry, 54, 195–200.
4. Karabağ, K., Dinç, H. ve Selçuk, M. 2010. Arı Sütünün İnsan Sağlığı İçin Önemi, s. 1-3.
Arı Sütü Nedir? yazısı ilk önce Aslı Elif TANUĞUR SAMANCI üzerinde ortaya çıktı.
]]>